Can’larin evinde yapilan gezi yemeginde bi heyecan dalgasiyla Erciyes’e faaliyet yapalim demistik. Can Özgür Kübra ve Emmi ile gelisen bu fikir, Kübra’nin dersleri dolayisiyla ayrilmasiyla geri kalan uc dagci
baba-ozgur(30)
ogul-can(21)
kutsal ruh-emmi(40) tarafindan hayata gecirildi.
emmi 26 KASIM CUMA aksamina saat 10 arabasina biletleri aldi ve haremden yola ciktik.
(27 KASIM CUMARTESİ)
uykusuz gecen yolculuk sonrasinda sabah saat 8 sularinda kayseri merkeze vardik. sehirdeki kucuk pastanelerden birinde kahvaltimizi yaptik. ardindan develi minibuslerine dolustuk. minibuste bizim gibi erciyese faaliyet yapmaya gelen 5 kisilik grupla birlikte telesiyej tesislerinin oraya vardik. jandarma ve dag evindeki islerimizi hallettikten sonra 8 kisilik bir grup halinde telesiyej yardimiyla dagin eteklerine ulastik. develi tarafina bakan sirtlarin yakinindaki kamp yerimize yarim saatlik bir yuruyusle ulastik. biz diger gruptan ayrildik ve kamp yerimizi 10 dakika daha yuruyerek biraz daha yuksek bir konumda kocaman bir kayanin dibinde belirledik. hava pek istedigimiz gibi degildi. zirve sisli gozukuyordu ve hava hafif ruzgarliydi.15.30 sularinda kampimizi kurduk. ardindan Emmi’nin ellerinden enfes aksam yemegimizi yedikten sonra fazla vakit kaybetmeden yattik.
(28 KASIM PAZAR)
gece 02.00 a kurulan saatlerimiz caldiginda uyanip hazirliklara basladik. cadirdan kafasini ilk uzatan insan olan emmi, havanin sahane oldugu mujdesini verince daha bir keyiflendik. Bir yemek sefası daha yaptiktan ve erzaklarimizi,cantamizi hazirladiktan sonra cadirdan ciktik ve saat 04.00 gibi yuruyuse basladik. acik bir havada kafa fenerine ihtiyac duymadan ay isiginda yururken, kayan bir yildizin verdigi ilhamla erciyesin bize bir kiyak yaparak gecis iznini verecegini hissettik.
sirt rotasinin baslangicindaki vadiye bakan yerde kurdugumuz kamptan kulvarlarin altina dogru uc bucuk saatlik bir yuruyusten sonra sol kulvarin girisine saat 07.30 da vardik. bu arada verilen molada, emmi, son kalan ispirto sisemizi yanlislikla yanina aldigini farketti. diger grup yarim saatlik farkla arkamizdaydi ve kulvarin girisinde bize yetistiler.
gunesin ilk isiklariyla temiz ve berrak bir havada sol kulvara(nesrin topkapi) tirmanmaya basladik. karin yumusak olmasi sebebiyle dizimize kadar batarak yuruyorduk. sol kulvarin genelinde can onde iz acti. kulvarin sonuna dogru ozgur zirveye kadar surecek yol acici liderligini aldi. oglen 10.30 gibi seytan ve sol kulvar rotasinin birlestigi horgucun altinda mola verdik. diger grup aksam 20.00 deki ucaklarini kacirma riskinden dolayi geri donme karari aldi.
horgucun altindan kivrilarak zirve rotasina girdik. karin hala yumusak olmasi ve gittikce derinlesmesiyle yuksek egimde yaptigimiz tirmanis daha heyecanli ve zorlayici olmaya basladi. zirve rotasina girdikten sonra her verdigimiz molada kazmaya tutunarak yayilmak ve yüzmetreler boyunca uzanan seytan rotasini izlemek ayri bir keyifliydi. 60-70 derecelik bir egimde tirmanisin son metrelerini yavas ve bitkin bir halde kat ettik
ozgur daha rotanin devam edecegini ve saga dogru kivrilacagini zannederken, onundeki tepeyi astiginda bir anda“aha lan kayseri zirve burada` nidalariyla kazmayi goge dogrulttu. ardindan can ve emmi de zirveye ulasti. saat 12.30 idi. zirve tabelasinin oldugu noktada, zirve keyfini cikartirken budak cikartmasini da uzerine adlarimizi yazdiktan sonra tabelaya yapistirdik. erciyese, bizi zirvesine kabul etmesinden dolayi sukranlarimizi ve selamlarimizi sunduk. hava beklenmedik derecede elverisli ve sicakti. boylece yaklasik yarim saat zirvede fotograf sigara ve yayilma moduna girdik. emmi ayrica tabelaya cebinden cikardigi kucuk nazar boncugunu da ozenle takti. ozgur ve can`in ailelerini arama fasli(turkcellin cekim gucu 🙂 da bittikten sonra yavastan geri donus yoluna koyulduk.
tam inmeye basladigimizda erciyes, `vaktiniz doldu` der gibi tepesine bulutlari topladi ve ruzgar siddetini arttirdi. onden can giderken yuksek egimli kulvardan nasil inecegimizi bastan kestiremedik. can kucuk bir yuvarlanma tehlikesini kazmasina tutunarak atlattiktan(seytan aldi goturdu) sonra izlerimizden, yuzumuz rotaya donuk, ciktigimiz gibi inise gectik. horgucun altina kadar bu sekilde inis yaptiktan sonra sol kulvardan kosup yuvarlanarak inmeye basladik. sol kulvarin sonlarina dogru ruzgar siddetini iyice arttirdi ve gunes de kacmaya basliyordu. kulvarda verdigimiz bir mola sirasinda emmi bir elinde tuttugu tang paketi ile termosunu bulmaya calisirken basarili olamadi. sonra ispirtomuzu ve termosunu cantasindan dusurdugunu farketti. canin yaninda dil dokmesine ve ozgurun asagidan yaptığı gitme haykirislarina ragmen `deli emmi` 70 liralik salewa termosunu ve ispirtoyu bulma umidiyle koca kulvari tekrar tirmanmaya baslayarak gruptan ayrildi. ruzgarin tipiye cevirmesi ve karanligin cokmeye baslamasi sebebiyle ozgur ve can hizlarini arttirarak donus yoluna devam ettiler.
sirtin dibindeki vadide ozgur ve can, emminin bir turlu geri gelmemesiyle(emmi bu arada erciyesle telepisişik iletisimini kurarak “termosumu ver beni al” diye haykiriyormus) karanlikta cadirlarini bulmakta zorlandilar. yaklasik 1 saatlik bir kaotik surecin ardindan can ve ozgur ayni anda hem cadiri hem de emminin kafa lambasinin isiklarini gorerek mutlu oldular. ardindan kayan parlak ve kocaman bir yildiz, erciyesin “hadi bakayim ucuz kurtuldunuz” kivaminda bir mesaji gibi gozumuze parladi.
cadirimiza girdigimizde yorgunluktan nefes almakta gucluk cekiyorduk. 10 dakika sonra gelen emminin, termosunu kaybetmenin verdigi buhranla 🙂 yuzu bok satiyordu. termosunu bulabildinmi diye sordugumuzda “kendimi oldurmek istedim” cevabini aldik. susuz da olsak fazla uzerine gitmedik. yanimizda kalan son iki yudum suyu da ictikten ve iki kucuk konserve ton baligini pideyle yedikten sonra tulumlarimizda birer ölü gibi yattık.
(29 KASIM PAZARTESİ)
gece susuzluk ve yorgunluktan dolayi garip ruyalar gordukten sonra sabahin sekiz bucugunda uyandik ve kampi toplama girisimlerine basladik. ardindan telesiyeji cagirip inmemiz ile saat 11 i buldu. tesislerdeki dag evinde sularimizi ictikten ve cantalarimizi duzenledikten sonra kayseriye oglen vakti indik. carsi, pazar,sucuk, pastırma, cay,durum fasillarindan sonra Hunat Hamami`na girdik ve bir guzel paklandik. ozgur sirtindan keseyi eksik etmedi 🙂
kayserinin gelişmiş ve modern sokaklarında gezdik. aksam saat 10.30 arabasina bindigimizde cilgin anadolu apacilerinin asker ugurlamasina denk geldik. yaklasik 10 dakikalik apaci orta oyunundan ve istiklal marsindan sonra istanbul yoluna koyulduk
(CAN-ÖZGÜR)
Raporun Orijinali: http://bogazicidagcilikkulubu.weebly.com/baba-o287ul-kutsal-ruh.html
0 yorum