FAALİYETİN ADI: ALADAĞLAR KIZILKAYA ZİRVE
TARİH: 30 EKİM 2015
EKİP: MEHMET SAĞÇOLAK – YUNUS ŞEKER
KAMP YERİ : SOKULLUPINAR MEVKİİ
29 Ekim tatilini firsat bilerek onceki 3 yilda oldugu gibi bir kez daha Aladağlar yollarina dustum . Ise yeni basladigim icin, izin alamamayi beklerken bir sekilde kopardigim iznin mutlulugu , kulubumuzun yeni jenerasyonun heyecani ve Emminin kamp boyunca azalmayacak, hepimizin cok iyi bildigi enerjisiyle birlesince her zamanki gibi zevkli bir yolculukla kendimizi Nigde ilkbahar corbacisinda bulduk. Ufak tefek alisverislerin ardindan sabah erken sayilabilecek bir saatte dag evine vardik. Tabi ki bir Emmi klasigi olan” sagdan gidiyoruz soldan gidersek arapliga cikar” olayi yasayip, bu sefer dogru yolun soldan oldugunu anlamamiz kisa surdugu icin 1.5 saat civarinda kamp yerine ulastik. Havanin cok sisli olmasi canimizi sikti tabi ki. Ustelik de hic bilmedigimiz Kucuk Demirkazik bati yuzu tirmanisini planlamis olmamiz, bu sikintiyi daha da arttirdi. Klasik kamp muhabbetleri ve efsanevi Emmi pudingini yememizin ardindan 9 da yattik.
Saat 2:30 da kalkmamizin ardindan sisin 1 gram azalmadigini gormek bizi uzdu. EznevitKarasay ekibini Emmi’ye emanet etmistik etmesine de, hic bilmedigimiz zorlu bir rotaya bu sis altinda gitmek mantiksiz geldi. Hava durumu acik gosteriyordu, bir umut belki acilir diye dusunsek de, hem digerlerine yakin olup kafamizi rahat tutmak, hem de Mehmet’in Kizilkayayi taniyor olmasi nedeniyle 5 dk icinde Kizilkaya karari aldik. Bizim ip acacak olmamiz nedeniyle hazir olur olmaz 3:40’ta diger ekipten once yola ciktik. Ama gencler + Emmi + Efo ekibi bizi Karayalagin orda yakaladi. 5:30’da kapidaydik, burda ilk molamizi verdik, daha sonra 7:20’de celikbuyduran kampinin ordaki molaya kadar devam ettik. Kapidan sonra tum sis kalkti, inanilmaz bir dolunayla birlikte super bir yolculuga donustu Karayalak vadisindeki yuruyusumuz. Simdi burda Plato sunu der, Aristo bunu der, Descartes da soyle demistir, dagcilik soyle bir spordur, ben de soyle soyle bir adamim yazasim var, ama iste oyle Nasuh Mahruki olmak her yigidin harci degil demek ki. Buyuk resmi gormek lazim, alt tarafi amele gibi yuruyoruz bana kalsa. Ama guzel yerler bu vadiler, cevrede hasmetli zirveler falan var, sonucta hepimiz instagram icin yapiyoruz bu isleri. Neyse ki bilmiyor insanlar, gelmiyorlar buralara, sessiz sakin oluyor, kafa dinlemek icin ideal. 8:55’te Karasay gecidinin tepesinde gunes bizi isitmaya baslayinca keyfimiz yerine geldi dogal olarak.

Karasay gecidinden tahmini zirve rotasi dagin guney yuzu gozukuyor. Bu noktadan yaklasik 2 saat suruyor.
Bu sirada birer birer azalan Eznevit ekibi, kulubumuzun gülü buyuk baskan ve 3 adam olarak 4 kisiye inmisti. Emmi adeta tavsan atlet gibi hepsini kosturmus,cocuklari pert etmis ama zirveye gelmeden geri donmustu. Su adamin gencler icin yaptigi fedakarligi kimse yapmamistir be! Kamptakileri dusunmese Eznevit’ten inip Kaldi’ya bile çikardi- ki bu konuda iddiali ve ciddiyim-. Kampta kalanlarin ne yapacagini neden hala Emmi dusunuyor?! deyip bir Budak klasigi olan dinolugumu da yapmis olayim da ayip olmasin genclere. Yaklasik 40 dakika gecitte yattik , rotayi falan izledik yedik ictik. 2 saate cikar 2 saate de ineriz deyip, hicbir zirve kucumsenmemeli gercegini unutup, adeta dag tanrilarina sirk kostuk. Oysa ki Kaldiyi yutan bulutlar bize bir uyariydi. Ustelik de sadece 1 yil once, geleneksellesen 29 Ekim Aladaglar sis partisi yuzunden 27 saatlik rekor Demirkazik zirvesinin anilari da tazeydi ama, insan akillanmiyor iste. 9:30’da belden yelken kayayi hedefleyerek çiktik , sonrasinda onun sagina gecip tirmandik. Tirmandik deyince Cliffhanger havasi oluyor, yoksa 2-3 derece tirmanis, bir seyi yok yani. Tek sikinti dag Allah’a emanet ayakta duruyor, tuttugun, bastigin, yanindan gectigin her sey dokuluyor . 11:30’da zirveye vardik. Sunu da not edeyim cikista ip acmaya gerek yok.
Zirvede hem kuzeyden hem guneyden bastiran sis, adeta gecen senenin devam filmini bu sene de izleyecegemizin habercisi gibiydi. Buna ragmen nerdeyse 1,5 2 saat zirvede kaldik. Zirve defterinin bize ayrilan sayfasini modifye bir Şahine cevirip, inis istasyonunu aramaya koyulduk.
Inis istasyonu zirvenin hemen altinda, yuzunuz guneye donukken, sagda kaliyor. Zirve kilcigindan yurumeye kalkmayin, gerek yok, cesediniz havada yanar. Sis de iyiden iyiye bastirinca, inisin ne kadar sikintili olacagi belli oldu. Sisten goz gozu gormuyordu. Normalde cok bariz gozuken inis rotasini bulmamiz oldukca ugrastici oldu. Biz tek iple 3 inis yaptik, hepsinde de ya sabit sikke ya da saglam baba vardi. Ama ip inisi olayi da cok sikintili bu dağda, inanilmaz tas dusuyor. Ozellikle ipi cekerken cok dikkat etmek lazim. Gecidi ararken bir sure sirttan gittik alt taraf rahat gozuksun diye, sonrasinda dogru yerde oldugumuzu anlamamiz, gunesli bir anda cektigimiz foto sayesinde oldu. Allah Seteve Jobs’tan razi olsun.
Daha sonra gecitten asagiya indik, yarim saat 45 dakika yattik belki. Kampa yaklastigimizda karsidan gelen biriyle karsilastik. Gorememize ragmen kim oldugunu zaten biliyorduk. Yarim saat gec kaldik diye bizi aramaya cikan Emmi, getirdigi muthis sucuk dürüm ve sicak Tang ile moralimizi ust duzeye cikarmayi basardi. Yolun geri kalani Emmiyle dertleserek ve onun yeni jenerasyon icin planlarini dinleyerek gecirdik. Kampa gittigimizde sicak corbalar hazirdi. Benim icin kisa sayilabilecek bir surede yaklasik 16 saatte bitirmistik tum olayi !
Ertesi gun klasiklesen kahvalti, dag evine geri yuruyus, 40 kilo elma almamiz, hamam ve kebap rituelini yapip, sabaha karsi kulup odasina vardik. Gayet guzel ve hizli bir faaliyet oldu. Kulup adina da cok basariliydi, iki farkli ekip-ki biri neredeyse tamamen yenilerden olusuyordu- zirve yapmis oldu, biz cok aliskin degiliz boyle seylere.
NOTLAR
1. Kizilkaya en yuksek nokta olmasi nedeniyle cekici bir zirve, ama curukluk
gercekten cok can sikiyor.
2. Bu zirve denencekse Sokullupinar’dan denemek sacmalik ve cilginlik. Yapmayin.
3. Hava durumuna guvenip sisli havada yola ciktik. Acti gercekten de, ama sonra
tekrar kapadi. Tartismali bir karar.
4. Ismail-Yusuf-Ozan’dan olusan diger ekip cok iyi bir performans gosterdi. Takdiri
hakettiler. Hepsinin ilk zirvesiydi. Zirvenin 50 metre altina kadar kendini zorlayan
Fatma Nur da alkislari hak ediyor.
5. Kulube istekli ve saglam bir jenerasyon gelmis. Ellerinden tutmak lazim.
6. Kamp disiplini cok iyiydi. Zirve oncesi yat saatine herkes uydu. Diger isler de
nispeten iyi yurutuldu. Basta baskan ve yonetimi kutlamak gerekli.
7. Gelelim en onemli noktaya: Bazi arkadaslar kasksiz zirve yoluna ciktilar. Yani oyle
buyuk bir gunah ki, yorum yapmak istemiyorum.
8. Iplerin tekrar elden gecirilmesi lazim. Bizimki Allaha emanetti.
YUNUS ŞEKER
08/11/2015
0 yorum