Dagdaki son iki kampimin felaketle sonuclanmasinin ardindan[(1- mayis ortasinda sokullupinarda ciddi sekilde hastalanmak ve o sekilde emler denemeye calismak.. istanbula donunce 10+ gun yatmak hasta sekilde)(2- yaz gezisindeki uzun sayilabilecek faaliyetten kulupcene alaca denemesi ve guzeller zirvesinden sonra yedigollere cikinca manyakca bir geri donme istegi ve istanbula gelir gelmez hasta olmak.. Digerleri emler yaptilar benden sonra , genel olarak cok basarili bi faaliyetti)] , bir sure daga falan gitmemeyi planliyordum. Ancak 2.5 hafta evvel dondugum likyada gayet rahat bir performans sergileyince , daha onceden de aklimda olan dag plani su yuzune cikti. Tek basima daga gidip , takilacaktim

Tam hazirlanirken Pelinle Elifin kackarlara gidecegi fikrini duyup planimi ona gore ayarlamaya calistim(3 gun aladaglarda sonra ordan direk kackarlara gecip 1 hafta da kackarlarda dolanmak). Bir kac gun ciddi ciddi yapabilecegimi dusundum. Sonra kendime manyak misin seklinde cevap arayici sorular sorarak , kackarlara gitmeyi kaldiramayacagimi anladim(aladaglara cok sartlanmistim onu iptal edemezdim)

Eh bu surede durmadan ileri bir tarihe atiyordum geziyi(sanirim biraz da cekiniyordum planimdan).. Derken en sonunda ağustos 1’de yolculugu daha ileriye ertelememe firsat birakmadan 2 ağustos akşamına biletimi aldim. Bileti aldiktan sonra o aksam Canerle tirmanisa gitmeyi planlarken aklimiz celindi ve kendimizi bira icerken bulduk.. Bahadir , Duygu ve Elif de sinemadan ciktilar(Caner ayrildi) ve bira icmeye onlarla devam ettik.. Tirmanista yanima cadir almayacagimi(daha dogrusu uyku tulumu ve mat seklinde gidecegimi) soyledikten sonra , Duygu saolsun ertesi gun hic usenmeden kalkip okuldan bana bivak getirdi(valla cok tesekkur ederim)

Planim ilk gun Sokullupinara vardiktan sonra devam edip kayacik vadisi(1.narpuz) ile 2. narpuz arasinda bir yerde bivaklamak , ikinci gun kizil carsaktan demirkazik zirve kulahinin altina varip , sonbaharda ciktigimiz yere kadar ilerlemek ve ordan inip dogu carsagindan tekepinarina varmakti. 3. gun biraz daha keyfime kalmisti ama kucuk demirkazigin rotasini incelemeyi dusunuyordum.

Boylece 2 ağustos akşamı otobusume bindim ve rahat bir yolculukla Nigdeye vardim. Hemen corbami ictim ve alisveris yaptim. Hafif diye sevindigim cantamin 4.5 litre su ve yemeklerle neye donustugunu gordum(Yani , yine cok agir sayilmazdi ama..). Sonra çamardı arabasini 10 dakikayla kaçırdıgımı ve sonraki servisin 2.30 saat sonra oldugunu ogrendim(pazar gunu oldugu icinmis). Terminal çaycısında recep ivedik izleyip , gazete okuyarak(mod süper) zamani geçirdim ve 12.30 arabasina atlayip , 14’de demirkazik sapaginda indim. 14.50de dağ evinde 10 dakika mola verdim ve 16’da sokullupinardaydim. Kendime soz verdigim gibi agacin altinda 45 dakika mola verip yattim , su içtim ve yanimda duran nereden geldigi belli olmayan , domates biber ve (sanirim) gazete kagidina sarilmis doneri yememek icin kendimi zor tuttum. Tabi bu siralarda kafamdaki planlar da azcik degisiyordu.. Bivaki kizil carsagin altinda yapmaya karar verdim. Hem 2. narpuzu gece geçmek fikrini biraz sakincali buluyordum(sonbaharda 2.narpuzu geçişimizi çok iyi hatirladigimi soyleyemem , sanirim belli bi yolu bulamayip vadi tabanından yardirarak gitmistik) , hem de daglarin tam ortasinda kalmak istiyordum. Bu dusunceyle 5te kayacik vadisinin basinda 18.30da da 2. narpuzun basina vardim(ayaklar yoruluyor , tempo giderek dusuyor). Burada yolu bulamayip geri donen iki tane Çek!(yahu çek cumhuriyetli işte) gorunce biraz canim sikilmadi degil. Onlara daha once oradan gectigimi ve yolu gosterebilecegimi(nasil olacaksa) teklif ettimse de onlar geri donduler(bi garip oldu , ya ben kendimi anlatamadim orada ya da onlar anlamadi. Dedigimden alakasiz seyler soyleyerek gittiler) Yine de ben yoluma devam ettim. Gunes arkamdaki tepelerin altina indikce ben yukselip gunesi kovaliyordum. Vadi tabanini takip etmek yerine soldaki babalari buldum ve takip etmeye calistim. Bi sure sonra babalari kaybedip sacma sapan kayalari tirmanarak(ve inerek) sonunda 2.narpuzun sonuna vardim. Saati bilmiyorum ama gunes batmaya yuz tutmustu. Ben de ciddi sekilde yorulmustum. Eh , biraz panikle hizlandim(eh hayatimda bivak mivak kurmamisim , bi tek neye benzer onu biliyorum) 20.20de bivak yerine vardim , hava kararmisti. Yemek yapmak falan gelmedi icimden , hava da soguyordu(aslinda muhtesem bi hava vardi , ruzgarsiz apacik ama gece yinede baya soguk oluyordu). Bivaki actim , uyku tulumuyla da icine girdim bi yandan da sarelle-lavas yedim(hala tiksiniyorum). Pek yiyemedim tabi , kendimi suya verdim.

Yatip dinlenirken orada insan kendini bi garip hissediyor. Sonbaharda tam olarak bulundugum noktada 6 kisi yatmis gunesin dogmasini beklerken , orasinin nasil da tum dunya tarafindan unutuldugunu falan konusuyorduk. O zaman harbi lan falan diyordum da , simdi o his altinda ciddi manada eziliyordum. Telefonumu falan acip cekmesini umut ettim(cok pis insan sesi duyasim gelmisti) ama cekmedi(hain turkcell). 2 kisilik bivaka cantami da aldiysam da , kendimi pek iyi hissettirmedi 🙂 Ustume sinek kondu , sinege guldum falan. Sinek korktu kacti direk(ben de korktum) Eh dedim , ben de yatip yildizlari izlerim. Ay da daha hilal bile olmadigi icin hava inanilmaz karanlikti(en az 25 tane yildiz kaydi gozumun onunde. Hatta bazilari kafama dusecek sandim). Neyse sonra biraktim beynimi dolansin dursun. Iyice uyku bastirincaya dogru muzik actim. Saatimi 4.30’a kurdum(nasil da kendimi kandiriyorum) Onun esliginde de uyumusum(sonsuz huzur.. 2.5 saat boyunca gokyuzune bakip durmusum)(Bu arada kesinlikle issiz bir yerde bivak tavsiye edilir.)(kisin olmamasi tercihtir :))

Sabah 4.30da telefon caldi ve direk kapadim kendisini.6’ya kurdum. 6’da kalktim tulumun icinde bi 45 dakika keyif uykusu yaptim(hic acelem yok , tatildeyim). Tamamen kalkinca bisey yemek istemiyordum ama zorla agzima sarelle lavas tiktim. Bol bol su ictim(hala 3.5 litre suyum var ve aslinda baya dehidreyim) Cantayi mantayi topladim , gunesin ustume gelip beni isitmasini bekledim ve yola ciktim. Planlarimi yeniden olusturdum ve bu sefer icinde zirve de vardi.. 8e dogru yola ciktim , 11 de kulahin altinda , 2’ye kadar da zirvede olmayi planliyordum. Sonra da dogu gecidinden asagi , tekepinarina gececektim(havada ne ruzgar , ne bulut vardi. O yuzden acele etmedim , 1 gunde bozmazdi o hava).. Sallana sallana kizilcarsagi cikmaya basladim. Hic acele etmedim , kendime asiri genis bi saat araligi birakmistim. Olayin keyfini cikarmaya calistim(ve yine de saat planina uymaya calistim.) 25 dakika yuruyus-10 dakika mola seklinde(hic bi zaman 10 dakikada kalmadi molalar) , 4 mola vererek 10.45te kulahin altina vardim. Hava burada da tamamen dingindi. Kendime soz verdigim gibi 11.30a kadar dinlenme vaktiydi. Hemen dogu gecidini buldum ve azcik inceledim. Kizilcarsaktan biraz daha dikti baslangici ama inilirdi.

Yukariya buyuk cantami goturmeyecektim. 1.5litrelik su kabini buzusturerek(icinde 500-600ml su vardi) montumun cebine sigdirdim Omzuma astigim ve icine fotograf makinesi , kalem ve benzeri seyleri koydugum cantami da alarak 11.30da zirveye dogru yola ciktim.. Sonbaharda biraktigimiz yeri gecip dogu duvarina ne cok yakin ne cok uzak ilerlemeye basladim. Rotada oldukca fazla baba vardi zaten. Genelde sagdaki boslukla aramda hep bi 10 metre kadar mesafe tuttum. Moralimi dusurecek herhangi bir seye karsi dikkat ediyordum(korkmaktan korkuyodum denebilir) , o yuzden biraz daha zorcana ama bosluk hissi yaratmayacak yerlerden tirmandim(soldan soldan). Bi ara baba zannettigim seyler beni sol tarafa kaydirdi iyice. Hatta onumde bayagi tehlikeli(berbat bi yan gecis-alti ucurum) bi yer yaninda da baba vardi(valla vardi :)) Ordan gitmemeye karar verip direk yukari tirmanmaya calistim , ucuruma yuvarlanmayacagim bir yerden(burdan dusersem en fazla ayagimi kirarim , olmem[emmi]) 2-3 hamleden sonra iyice zorlasti. Baktim bi sonraki hamlem gelemeyebilir. Ayak bacak kirmaya gerek yok diyip indim ve tekrar dogu duvarinin kenarina gectim ve yolumsu bisey buldum. Bi ara burda kurtiyi andim(daha benim ilk kampimda 4 kisi demirkazik deniyordu). Cikmak inmekten daha kolay gozukuyodu , o zaman cikayim diyip yola devam ettim. Yaklasik 10 dakika icinde , zirve tam olarak gorundu.. Sirttaki patikayi hizli bir sekilde takip ederek 13.45te zirveye vardim. Hemen meraktan delirip 14 arama yapmis olan annemi aradim(olmusum de dirilmisim seklinde konustu.. Eh biraz moral bozuyo bu da tabi) , arkasindan bahadiri ve caneri. Genel tepki nasil incen lan ordan asagi seklindeydi.. Duyguyu arayamadim telefon kafayi yedi. Cekiyo gostermesine ragmen aramadi ben de fazla zorlamadim. Deftere yazdim , fotograf cektim. Biraz bos bos oturdum ve 14.15 gibi inise gectim. Inis bekledigimden daha kolaydi ama asiri dikkatli oldugumdan uzun surdu biraz. 4 ayak modunda(ama sirt yere bakacak sekilde) , yine doğu duvarından uzak durmaya calisa calisa , kic ustu(sortumu yirtmamaya ozen gosterdim) , 16da cantamin yanina indim.(yol boyunca 4 sikke , 1 tane de bolt gordum). Tekepınarina gecmekten vazgectim. Hem cok yorgundum , o halde hic bilmedigim dogu carsagindan inmek istemiyordum. Hem de tekepınarında telefonun cekip cekmedigini bilmiyordum ve benden haber bekleyen insanlar vardi. Sokullupinara donup , ertesi sabah geri donmeye karar verdim. 45 dakika zirve altinda dinlenip muzik dinledikten sonra(bu sirada ruzgar cikmisti ve yedigollerin bayagi bi arkasinda kara bulutlar belirmisti) , kizil carsagi kosarak indim(cikarilmasi gereken onemli bir ders: Sortla gidiyorsaniz ve kisa corapla dolasiyorsaniz ortada , carsaktan uzak duracaksiniz..). Neyse , asiri dikkatli adimlarla iki narpuzu da gectim(yolda insanlara yolun cogunu indigimi haber verdim telefonla)(hafif egimli toprak yollarda takla atar gibi oldum bi kac kere , yol boyunca takintiya donustu.. Kulahta tirsmadigim kadar buralarda tirstim kafayi yarcam diye) ve sonunda 20.15 gibi sokullupinara vardim.. Hava karariyordu , hemen bivaki kurdum , tuluma girdim.. Yemek olarak yine ocak yakmadim(midem bulaniyodu aslinda cok hafif) , cantadaki az miktarda sucukla beraber kasara abandim. Bu sefer hemen sizdim ve sabah 8e kadar uyudum. 10a kadar hazirlandim ve yuruyuse gectim. 12de demirkazik sapaginda otobus bekledim ve nigdeye gectim. Otobus biletimi alip , arisoylarda 1 iskender yedim. Hamama gittim ve hamamci abiyle dagciligin anlamini sorguladim(ya ayagin kaysa..[aslinda dogru soyluyo lan]) Sonra tekrar yemege donup 1.5 iskender ve ustune de lahmacunumu yiyip otobusume bindim ve rahatsiz bir yolculukla istanbuldayim

Hepinize tesekkurler , beraber nice tirmanislara

Arda Kadir Uruluer

Raporun Orijinali: http://bogazicidagcilikkulubu.weebly.com/buyuk-demirkazik-tirmanisi.html


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar placeholder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir