BÜDAK Demirkazik Güneybati Yüzü Hodgkin-Peck Kulvari Yaz Cikisi

Ekip: Yunus Seker- Tezcan Gönüllü

Kamp Yeri: Narpuz Vadisi

Yilan partnerim Yunus Seker ile birlikte bir klasik olan Hodgkin-Peck Kulvari’ni denemek üzere Haziran ayinin basi icin sözlesmistik. Zira raporlarda cikis icin en ideal zamanin Mayis sonu ve Haziran basi olduğu yaziyor. Eğer bizim gibi sansliysaniz ve uslu bir dağci olursaniz zirveye kadar kazma krampon cikarmadan, devamli sert kar-buz üzerinde gidebilirsiniz. Neyse, 7 Haziran’da oyumuzu kullandiktan sonra gece yarisi yola ciktik. (KAMU SPOTU: OY VERİN GENCLER!) Ekibimizin ücüncüsü ise Yunus’un kuzeni Efrahim Seker’di. Tanistirayim kendisi Türkiye’nin acik ara en cilgin bankacisi olur. Yola ciktiğimizin ertesi günü öğlen vakti Sokullupinar’a vardiğimizda esyalarimizi yüklenip Narpuz Vadisi’nin yolunu tuttuk. Kulvar girisine giden sol taraftaki carsağin hemen altinda düzlük bir alana kampimizi attik. Aksam yemeğimizi yiyip 8.45 gibi tulumlara girdik.

Saatler gece 2’yi gösterdiğinde insanliğin basina gelmis acik ara en kötü sey olan alarmlarimiz caldi. Ben sabahlarimin klasiği olan hayati ve evreni sorgulayarak kahvalti ve canta hazirlama faslina gectim. Saat 3’te 3 kisilik ekibimiz kamptan ayrilmistik. Rotanin girisi genelde karistirilsa da aslinda bariz. Narpuz Vadisi’nde ilerlerken, 2. Narpuz-Kapi’ya gelmeden soldaki çarsaktan iman gücüyle yükseliyorsunuz. Solunuzda İtoturumu kütlesi, sağinizda ise Demirkazik Güney Yüzü kaliyor. Rotayi –Güney-Bati yüzünde kaliyor- son ana kadar görmenizin imkani yok o yüzden korkmayin yardirin! Çarsak size yaklasik 200 250 metre irtifa katiyor, vadi tabani 2300 küsür metreyken rotanin girisi 2500 metre civari. Kulvar ise çarsağin bitmeye yaklastiği ve sağa doğru bariz bir yol ayrimi yaptiği yerde. Burada sola, İtoturumu’na doğru devam etmeyin. Demirkazik Güney Yüzü’nden çok uzaklasmazsaniz, sağa doğru hafif yükselen ve sonrasinda bel yapan bu bariz yol ayrimini kacirmaniz çok zor. Bu belin üstüne ciktiğinizda ise sonrasinda hafif bir inis ile –yaklasik 50 metre- rotanin girisini görebilirsiniz. Ortalama vadi tabani-rota girisi arasi 1.5-2 saat sürüyor.

Saatlerimiz 6yi gösterdiğinde ise biz rota dibine gelmis, molamizi vermis, kramponlari takmis, kulvara ilk adimi törensel bir bicimde atmistik. İlk sağa ayrima kadar kulvar dümdüz 30-35 derece eğim ile devam ediyor. Karin durumu gayet sert, keyifli bir bicimde sağa ayrim yapan noktaya kadar geliyoruz.

 

Saatler 7.50. Bu noktada hem biraz arkada kalan Efrahim Abi’yi beklemek icin hem de püskevit takviyesi icin yaklasik 40-45 dakika mola veriyoruz. Fakat Efrahim Abi yanimiza gelince kendini iyi hissetmediğini söyleyip geri dönüs karari aliyor. 8.30’da sağa ayrim yapan kulvardan devam ediyoruz. Bu ayrim oldukça bariz ama bazi raporlarda bu kaya kütlesini görür görmez sağa dönenler olmus, doğru ayrim öncesi birkac sağa sapan kulvarciklar var, o yüzden en doğrusu ortadaki kütleye kadar gidip selam verip, hemen sağindan devam etmek.

Bu noktadan sonra bulvar gibi olan kulvar Floransa’nin arka sokaklari gibi dar ve kenarlari yüksek kayalarla devam ediyor. 8.30’da girdiğimiz bu etabi amfitiyatroya 9.40 gibi vararak tamamliyoruz. Burada sert kar daha da sertlesiyor, eğim 35-40 derecelere variyor. Bu dar kulvar önce genisleyerek sola bir ayrim yapiyor, burayi sallamiyoruz tabii ki. Hemen sonra
amfitiyatro denilen genis acikliğa variyor. Bu genis aciklik siz kulvarda devam ederken sağinizda kaliyor. Ben burayi görene kadar neden “amfitiyatro” denildiğine anlam verememistim ama gördüğüm an bu benzetmeyi yapan kisiye saygi duydum, bravo abi.

Bazi raporlarda burada sağdan devam ediyoruz diye anlatsalarda, bence en doğru tanim sola ayrilan kulvarlari sallamayarak dümdüz devam etmek. Zira sağ taraf amfitiyatronun tepesine ve rotayla çok alakali olmayan bir yere cikiyor. Ordan mi burdan mi gitsek derken oyanalarak
saat 10da devam etmeye basliyoruz. Devam eden kulvar görece dikleserek, 40-45 derece ilerliyor, V çentik denilen noktaya ulasiyor.

Burada sağdan devam ederek kilit mix etaplara giriyoruz. Saat 11.15. Sol taraf ise Kuzey Duvari’na (?) cikiyor ve bir kornisle sona eriyor bu yüzden sol tarafa çok yanasmamak lazim aman! Saat 12de kilit etap denilen etabi bitiriyoruz. Bu etap V-centikten sonra tahminimce eğimi 60-70 derecelere varan mevsimine göre buz yada kaya-buz mix etaplarla devam ediyor. 2 tane S çizen ve yaklasik her biri 7-8 metre olan bu etaplari bitirince sirta bağlanan etaba giriyoruz. Bu kisimlarda sansli olduğumuz icin kayaya temas etmeden görece sağlam buzda devam ediyoruz. İhtiyac halinde buralarda ip acilabilir, bizim gecisimiz esnasinda buz vidasi atilacak kadar kalin bir buz yoktu fakat takoz-sikke ile ara emniyet alinip istasyon kurulabilir. Kilit etaplari bitirdikten sonra solda sabit bir sikke var, bu ayrinti ile bu noktayi taniyabilirsiniz.

Buradan sonra rota kafamizi karistirsa da, kimi raporlarda sağdan kayadan, kimisinde soldan kulvardan devam ediliyor. Biz alttaki fotoğrafta görüleceği üzere kilit etabi bitirdikten sonra önce sola devam eden kulvara girip 4-5 metre buz çikip sonrasinda sağa ayrilan kulvarciktan devam ediyoruz. Devaminda ise yaklasik 150 metre hafif eğimli karda devam ederek sirt hattina bağlaniyoruz. Burada hafif eğimli kar yüzeyi büyük bir kaya kütlesi tarafindan ikiye ayriliyor, biz çok emin olmamakla beraber sağdan devam ediyoruz. Saat 12.50 ve kar yumusamaya basladi, yusuf abiyi aniyor sevgi saygilarimizi iletiyoruz. Karin yumusamasina izin vermemek adina biraz daha erken cikmakta fayda var!

 

Bati Sirti’na çiktiktan sonra kramponlarimizi cikararak sola, yani doğu yönüne dönüyoruz,  sirtin sağindan sağindan, kornis abilerden uzak durarak zirveye yollaniyoruz. Bu esnada 10- 15 metrelik bir kilciği yine sağindan geciyoruz, burada dikkatli olmakta fayda var. Zira  gecerken dolmuscuya 100 lira banknot verircesine irkildim.

Zirveye varinca (saat 14.30) bütün gün günlük güneslik, çicek böcek olan hava bir anda güney tarafindan gelen korkutucu bulutlarla dönüyor, bizim zirve keyfimizin ortasina mumu dikiyor! Yarim saat kadar defter imzalama, fotoğraf çekinme ve son abur cuburlarimizi yiyip kahve icme faslindan sonra inise geciyoruz.

İnis icin bizim tercihimiz daha kolay ve tasasiz olacağini düsünerek Klasik Rota oluyor. Fakat erken saatte zirve yapilabilirse, geldiğiniz rotadan dönmek de mantikli bir secenek olabilir. Tam inise gectiğimiz esnada kar yağmaya basliyor. Biz de külahta ilk boltu görene kadar babalari takip ederek iniyoruz. Tek ipimiz olduğu için külahtaki eğimin azaldiği noktaya kadar Doğu Duvari’na yakin bir sekilde tekrar babalari takip ederek 5-6 ip inisi yapiyoruz. Eğer cift ipiniz varsa en tepeden külahin dibine kadar 4 ip inisi yaparak bu etabi bitirebilirsiniz saniyorum. Boltlar cift ipi olanlar icin yerlestirildiği icin aralardaki sikkelerden inise devam ediyoruz. Saat 20 gibi külahi inisi bitirmis, Kizilcarsak’ta asaği kardan yardiriyoruz.

Saat 20.40’da vadinin dibindeyiz ve artik yorgunluk-aclik-susuzluk iyice bas gösteriyor. Vadi tabanindan vadinin en daraldiği yere kadar salata ve tavuk mangal hayalleri kuararak yürüyoruz. Fakat bir anda tatsiz bir süprüz bize inanilmaz bir ayar veriyor. Vadi kapiya kadar komple kar altinda ve bu güvensiz kar-buz katmaninin altinda 4-5 metrelik boulderlar ve aralarindan akan eriyen kar suyu var. İnanilmaz yorgun bir bicimde tekrar kazma krampon bu etabi oldukça tedirgin bir sekilde iniyoruz. Yer yer kar katmani selaleciklerle kesiliyor, bu kisimlarda vadinin kenarlarindaki kayalardan yan gecisler yapiyoruz. Artik iyice dehidrasyona uğradiğimiz için oldukça yavas bir sekilde kapiya kadar geliyoruz. Vadinin tekrar genislediği yere ciktiğimizda saatler geceyarisini buluyor, ekspedisyonumuzun (!) artik 21. saati geride kaliyor ve biz bitme noktamiza yakin bir sekilde kampimiza variyoruz. Efrahim Abi’nin yaptiği çorbayi çok ac olmamiza rağmen zar zor mideye indirerek ve kisi basi 300er galon su icerek son enerjimizle tulumlara yiğiliyoruz.

 

Tezcan Gönüllü 16/08/2015
Sorulariniz icin 0536 486 8546


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar placeholder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir