BÜDAK KIŞ KAMPI FAALİYET RAPORU, 5-9 Ocak 2017, Aladağlar
5 Ocak: İstanbul’dan Niğde’ye hareket
6 Ocak: Kamp atma
7 Ocak: Rüzgardan dolayı kampta oturma
8 Ocak: Niğde’den İstanbul’a hareket
9 Ocak: Sabah malzeme toplama ve çadır temizliği
Geziye 18 kişi, 6 çadır olarak gittik. Gezimizin planına göre Aladağlar’da 3 gece kalacaktık. İlk gün kazma eğitimi, karda emniyet alma eğitimi olacaktı ve kar mağarası kazılacaktı. Zirve ekibi akşama doğru Valikonağı’na kamp atmak üzere bir çadır alarak 4 kişi yola koyulacaktı. İkinci gün krampon eğitimi ve trekking olacaktı. Üçüncü günün sabahında kampı toplayıp dönüş yoluna koyulacaktık.
Ancak hava durumu ve diğer aksaklıklar sebebiyle evdeki hesap çarşıya uymadı. Bunlardan kimisi için yapabileceğimiz bir şey yoktu, ama bir kısmı için de kendimizi eleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Gezi için araç ayarlama işinin son 3-4 güne kalması sebebiyle araç seçeneklerimiz epeyce azaldı ve Zafer Abi’nin akşam 8 buçukta Güney meydana gelmesini kabul etmek zorunda kaldık. Bundan dolayı da ilk günün planı 2-3 saat kadar aksadı. Araç ayarlamakla sorumlu arkadaşların bu işi daha erken yapması gerekiyor.
İkinci olarak, Salim Abi’nin söylediğine göre Aladağlar’a son 10 yılın en büyük karı yağmıştı. Normalde traktörle Emli Vadisi’nde traktör yolunun sonuna kadar giderken bu sene Martı Mahallesi’nden çıkmadan traktörden inmek zorunda kaldık. Köprüye gelince çantalarımızı da aldık ve iz açarak yürümeye devam ettik. Buradan Sarı Memedin Yurdu’na yaklaşık 6 km’lik bir yol var.
Üçüncü olarak, beklemediğimiz şiddette rüzgar eğitim ve zirve olanaklarımızı ortadan kaldırdı. Hava durumuna göre eğitim yapacağımız günde saatte 20-25 km hızla esen bir rüzgar beklenmesine rağmen çok daha şiddetli rüzgarlarla karşılaştık. Bu kar durumunda zirve yapma ümidimiz yoktu, ama şiddetli rüzgardan Kocadölek’e kadar yürüme şansımız bile olmadı. Aslında geziyi birkaç hafta ertelemek mantıklı olabilirdi, ama kış tatilinin ortasında gezi yapmak herkes için zor olacaktı. İkinci dönemin başında da faaliyet yapmayı düşündüğümden belirlediğimiz tarihte kış kampına gitmeyi daha mantıklı buldum.
5 Ocak
Bütün çadır grupları akamüstü 4’te kulüp odasında toplandı ve malzeme dağıtımı yapıldı. Tuna’nın gezi iznini Selver Abla’dan almayı yine unutması üzerine stresli anlar yaşamış olsam da, sorunsuz bir şekilde akşam 9 civarı okuldan ayrıldık. Zirve ekibi olarak Aladağlar’da çok kar olduğundan zirveye muhtemelen gidemeyeceğimizi düşünerek yolculuk yaptık.
6 Ocak
Sabah 9 buçuk civarı Niğde’ye vardık. Geç kalırsak çorba içmeden direk Çamardı’ya geçme planımız olsa da herkesin karnı aç olduğundan bundan vazgeçtik ve çorbamızı içtik. 11 buçuk gibi de Salim Abi’nin yanına vardık diye hatırlıyorum. Geçen sene traktör yolunun sonuna kadar traktörle gidebilmiştik ama bu sefer Martı Mahallesi’nin içinde traktörden indik, ilerideki köprüde de çantalarımızı traktörden aldık ve yürümeye başladık. Çantalarla yürüyüşe başladığımızda saat muhtemelen 2 civarıydı. Vadiye girmeden önce herhangi bir kuytu yer bulamayacağımız için mola vermeden bir saat 40 dk civarı yürüdük. Şiddetli bir rüzgar vardı ve mola verseydik insanlar gerçekten çok üşüyeceklerdi. Vadiye girmeden önce karda kazılmış bir çukur gördük ve yorulduğumuz için orada mola verdik. Buralarda kar çok kalın olmasa da toz karın üzerinde bir sert katman oluşmuştu, bu da iz açmayı can sıkıcı bir hale getiriyordu. Karın üzerine bastığımda kar çökmüyordu, ama ayağımın üzerine yüklendiğim zaman kara o zaman batıyordum. En sevmediğim kar tipi budur muhtemelen.
Şiddetli rüzgarda bir saat kadar daha yürüdük ve vadide büyükçe bir kayanın yanında mola verdik. Bu sırada güneş vadiden artık görünmüyordu. Sarı Memedin Yurdu’na karanlıkta varacağımızı düşünerek, 15 dakikalık moladan sonra yola devam ettik. 20-30 dk kadar daha yürüdük. Burada kazma krampon eğitimi yapabileceğimiz eğimli bir yamaç gördük. Hava kararmıştı ve yürümemizi epeyce zorlaştıran bir rüzgar esiyordu. Bu yüzden kar duvarı yapmamızı kolaylaştıracak iki kar tepesinin yanına kampımızı atmaya karar verdik. Buradan Sarı Memedin Yurdu’na 1km mesafe vardı.
Bütün çadırları içine alacak tek bir büyük kar duvarı yapmayı planlamıştık. Ancak grupta daha önce kar duvarı yapmış olan bir tek Niyazi vardı. Muhtemelen tecrübesizliğimizden, çadırların kaplayacağı alanı küçümsemişiz. Çadırlar duvara sığmayınca duvarın bir yanını söküp tekrar inşa etmek zorunda kaldık :D. Rüzgardan korunmayı epeyce istediğimizden, rüzgarın estiği yönde duvarımızın boyu benden uzundu, ama maalesef küçük bir kısmı gece rüzgara dayanamayıp Şahin’in üzerine yıkıldı. Bütün kampa tek duvar örmemiz bizim için daha kolay olmuş olsa da, bu duvar bize yeterince koruma sağlamadı diye düşünüyorum. Bir dahaki sefere her çadırın kendi duvarını örmesi daha mantıklı olabilir.
Akşam 7 buçuk, 8 gibi çadıra girdim. Yemeğimizi yaptık, çadırın içinde nem oluşmaması için kapının bir kısmını açarak yattık ve ben de rüzgarın gürültüsü içinde uyumaya çalıştım. Çadırımızı epeyce gerdirmiş olsak da gece sallandığı için dış tenteden üzerimize su damlaları düşerek bizi birkaç kez uyandırdı. Rüzgar olduğu için çadırın dış tentesindeki yoğuşmayı en aza indirmek amaçlı, kapıyı açabildiğimiz kadar açıp o şekilde yatmamız gerekirdi, ama içeriye rüzgarla kar girdiği için bunu da yapamadık. Bu yüzden sabah çadırın içindeki her şey ıslak olarak uyandık. Hayatımdaki en konforsuz uykuydu diyebilirim.
7 Ocak
Sabah kalkış saatimiz olan 7 buçukta uyandım. Dışarıda yine dünkü gibi bir rüzgar vardı. Bu havada eğitim yapmamız mümkün değildi. Yk olarak toplandık ve geziden erken dönmeye karar verdik. Hava durumuna göre sonraki gün daha az rüzgar olacak, ama 9 ocakta tekrar fırtına olacaktı. Bu yüzden 8 Ocak’ta kampı toplayıp dönecektik. Günün aktivitesi de, Aytaç ve birkaç arkadaşın kar mağarası kazması oldu. Kıyafetlerim hala dünden ıslak olduğu için rüzgarda çok üşüdüm, bu yüzden ben tulumuma girip uyudum. Ancak dış tenteden üzerimize o kadar çok yağmur yağmıştı ki, matım bile su çekmişti, bu yüzden gece 0 derecelik bir matın üzerinde uyudum. Tulumum zaten ıslaktı. Çadırın içinde ıslanmamak için neyi eksik yaptığımızı bilemiyorum. Çünkü son gece hem kapımızın yarısı açıktı, hem de çadırımız husky fighter’ın üstteki havalandırması açıktı, ama yine de çadırın dış tentesinde suyun yoğunlaşmasını engelleyemedik.
8 Ocak
Erken dönüş günümüz olan 8 Ocak’ta saat 7’de uyandık, kahvaltı yaptık ve kampı topladık. Önceki günkü kadar şiddetli olmayan bir rüzgarda saat 9 civarı kamptan ayrıldık. Yolda bir mola vererek, yaklaşık 2 saatte köprüye ulaştık. Dönüşte rüzgar arkamızdan esiyordu, bu bizi biraz da olsa hızlandırdı.
Açık bir kadın hamamı da bulunan Aksaray’a gittik, orada yemeğimizi yedik. Akşam 10 civarı da Aksaray’dan İstanbul’a dönüşe geçtik. 9 Ocak sabah 10 civarı Güney Kampüs’e geri döndük.
Ozan ÖZGÜR
0 yorum